üniversite kursu ankara






burnunu çekmek deyimi


mecaz umduğunu bulamayarak ağlamaklı olmak.









Son Sorgulanan Deyimler

Deyim

Anlamı

mecaz umduğunu bulamayarak ağlamaklı olmak.

(1) bir işi başarabileceğini, yapabileceğini gözü kesmek, yapabileceği inancına ulaşmak. (2) beğenisine uygun bulduğu bir şeyi ele geçirmeyi tasarlamak.

(1) çok çekici, olağanüstü. örnek: Güzelliği baş döndürücüydü. (2) (hız için) aşırı, çok, olağanüstü. örnek: Arabayı baş döndürücü bir biçimde kullanıyordu. (3) (koku vb.) baygınlık verici. örnek: Kadının baş döndürücü kokuları sevdiğini biliyordu.

bir şeye başlangıç yapmak.

olur olmaz şeylere kızmayan, olayları, durumları hoşgörüyle karşılayan (kimse), örnek:Yaşlılar geniş gönüllü olmalı.

al. umduğunu elde edememek. örnek: Bunu yapacağını sanıyorsa avcunu yalar.

(1) birdenbire öfkelenmek. (2) birden kaygıya kapılmak, telaşlanmak. (3) (iş) ilerlemek, hızı artmak, hızlanmak.

Birinin hoşuna gidecek, eğilimlerine cevap verecek biçimde davranmak.

Örnek: Nabza göre şerbet vermeyi iyi biliyorsun.

(1) altına benzer renkte, sarı. örnek: Altın gibi saçları vardı. (2) çok değerli, çok iyi. örnek: Altın gibi bir genç. (3) pürüzsüz, çok güzel. örnek: Şarkıcının altın gibi bir sesi var.

(1) ayrıntılara yer verilmeyen, parçaları arasında uyum bulunan, dağınık olmayan, örnek: Ona derli toplu bir yanıt vermeliyiz. (2) düzenli, örnek: Artık derli toplu bir yaşam istiyordu. (3) düzenli bir biçimde, örnek: Düşüncelerini derli toplu söylemeye çalışıyordu.

hemen gelmek, çabuk yetişmek. örnek: Haydi, atlayıp gelmek için çağrı gerekmez.

gereği yokken, olayların nedenleri ve sonuçiarıyla ilgili olarak kişisel ve soyut birtakım düşünceler öne sürmek.

Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025

Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.
anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.